AWS, Azure ve Google Cloud Bulut Depolama Kıyaslaması
12 Eylül 2026

Bulut Depolama Maliyeti Neden Göründüğünden Çok Daha Karmaşık?
Bulut depolama kararı, bir bulut faturasının en aldatıcı derecede karmaşık kalemlerinden biri. Çoğu ekip ve finans departmanı, karşılaştırma yaparken sadece "gigabayt başına fiyat" rakamına odaklanıyor; ancak gerçek maliyet, erişim (retrieval) ücretleri, çıkış (egress) bedelleri, API işlem maliyetleri ve replikasyon yükü gibi en az beş farklı boyuttan oluşuyor. Bu nedenle sadece başlıktaki fiyata bakarak karar vermek, gerçek harcamanın iki ile beş kat daha yüksek çıkmasına yol açabiliyor.
Bu yazıda, üç büyük bulut sağlayıcısının — AWS, Azure ve Google Cloud — bulut depolama hizmetlerini; katman fiyatlandırmasından çıkış ücretlerine, performans farklarından hangi iş yükü için hangisinin daha uygun olduğuna kadar karşılaştıracağız. Amaç, sadece hangi sağlayıcının "en ucuz" göründüğünü değil, gerçek kullanım senaryosunda hangisinin daha düşük toplam maliyet ve daha iyi performans sunduğunu ortaya koymak.
Bu üç sağlayıcı arasındaki fark, artık ham depolama fiyatından çok, veriye nasıl eriştiğinize ve onu nereye taşıdığınıza bağlı. Bu nedenle doğru karşılaştırma, sadece bir tabloya bakmakla değil, kendi erişim örüntünüzü (access pattern) anlamakla başlıyor.
Depolama Fiyatlandırması: Sıcak, Soğuk ve Arşiv Katmanları
2026 itibarıyla, üç sağlayıcının sıcak (hot/standard) katman fiyatları birbirine oldukça yakın. Azure Blob Hot, gigabayt başına yaklaşık 0,018 dolarla en düşük başlangıç fiyatını sunarken, Google Cloud Storage Standard 0,020 dolar, AWS S3 Standard ise 0,023 dolar seviyesinde yer alıyor. Bu fark, kâğıt üzerinde küçük görünse de, büyük ölçekli depolama hacimlerinde belirgin bir maliyet farkına dönüşebiliyor.
Arşiv katmanlarında ise tablo neredeyse eşitleniyor. AWS Glacier Deep Archive ve Azure Archive, gigabayt başına yaklaşık 0,00099 dolarla neredeyse aynı seviyede fiyatlandırılırken, Google Cloud Storage Archive bu rakama yakın ama biraz daha yüksek bir seviyede konumlanıyor. Bu nedenle nadiren erişilen, uzun süreli saklanması gereken veriler için üç sağlayıcı da benzer bir maliyet sunuyor.
Ancak bu katman fiyatları, sadece resmin bir parçası. Sıcak, soğuk ve arşiv katmanları arasındaki geçiş kuralları, minimum saklama süreleri ve erken silme cezaları gibi detaylar, sağlayıcıdan sağlayıcıya önemli ölçüde farklılık gösteriyor ve bu detaylar gözden kaçırıldığında beklenmedik maliyetlere yol açabiliyor.
Asıl Maliyet Kalemi: Egress ve Erişim Ücretleri
Bulut depolama faturasını asıl şekillendiren unsur, depolama fiyatından çok, veriyi bulut dışına çıkarma (egress) maliyeti. Bu üç sağlayıcı arasında en dikkat çekici fark burada ortaya çıkıyor: Google Cloud, internet çıkışı için gigabayt başına yaklaşık 0,12 dolar talep ederken, bu oran AWS'de 0,09 dolar, Azure'da ise 0,087 dolar seviyesinde kalıyor.
Bu fark, özellikle çıkış ağırlıklı iş yükleri (örneğin sık sık veri indiren veya başka bir servise aktaran uygulamalar) için önemli bir maliyet unsuru haline geliyor. Depolama fiyatı gigabayt başına bir kaç kuruş fark etse de, egress maliyetindeki farklar, büyük hacimli veri transferlerinde çok daha büyük bir bütçe etkisine dönüşebiliyor.
Bu nedenle çoklu bulut (multi-cloud) mimarileri kurarken dikkatli olunması gerekiyor. Bir sağlayıcıdan diğerine büyük hacimli veri taşımak (örneğin S3'ten Google Cloud Storage'a 10 terabaytlık bir aktarım), sadece egress ücretleri nedeniyle yüzlerce dolarlık ek maliyete yol açabiliyor; bu da çoklu bulut stratejilerinin ekonomik olarak her zaman uygulanabilir olmadığını gösteriyor.
Performans ve Kullanım Senaryolarına Göre Farklar
Fiyatlandırmanın ötesinde, üç sağlayıcı performans açısından da farklı güçlü yönlere sahip. AWS S3, yoğun eşzamanlılık (concurrency) gerektiren iş yükleri için son derece optimize edilmiş durumda ve en geniş performans araçları ekosistemine sahip; bu da onu büyük ölçekli, çok kullanıcılı uygulamalar için güçlü bir seçim yapıyor.
Google Cloud Storage ise ham akış (throughput) performansında genellikle öne çıkıyor ve Google'ın küresel ağ altyapısından faydalanıyor; bu da özellikle büyük veri kümeleriyle çalışan analitik ve makine öğrenmesi iş yükleri için avantaj sağlıyor. Azure Blob Storage ise, özellikle ADLS Gen2 ile birlikte kullanıldığında analitik iş yüklerinde güçlü bir performans sunuyor.
İyi tasarlanmış sistemler için hiçbiri diğerine kıyasla belirgin bir darboğaz oluşturmuyor; bu nedenle performans farkı, çoğu zaman nihai kararı belirleyen ana etken olmuyor. Ağ çıkış maliyetleri, ekosistem entegrasyonu ve yönetim kolaylığı gibi unsurlar, performans "yeterince iyi" olduğunda kararı asıl şekillendiren faktörler haline geliyor.
Hangi Sağlayıcı Hangi İş Yükü İçin Daha Uygun?
Bir işletmenin hangi bulut depolama sağlayıcısını seçeceği, büyük ölçüde iş yükünün doğasına bağlı. Geniş bir araç ekosistemine ve olgun bir entegrasyon ağına ihtiyaç duyan, yüksek eşzamanlı erişim gerektiren uygulamalar için AWS S3 genellikle güvenli bir tercih oluyor; on yılı aşkın süredir sektörün fiili standardı olması da bu güveni pekiştiriyor.
Analitik ağırlıklı iş yükleri ve Microsoft ekosistemiyle (Azure Synapse, Power BI gibi) derin entegrasyon isteyen kurumlar için Azure Blob Storage, özellikle ADLS Gen2 ile birlikte güçlü bir seçenek sunuyor. Büyük veri kümeleriyle çalışan, Google'ın veri analitiği ve yapay zeka araçlarından (BigQuery, Vertex AI gibi) faydalanmak isteyen ekipler için ise Google Cloud Storage, ham performans ve ekosistem uyumu açısından öne çıkıyor.
Egress maliyetlerinin yüksek olduğu, dışa veri aktarımının sık yapıldığı senaryolarda ise Azure'ın görece düşük çıkış ücreti bir avantaj sağlayabiliyor. Bu nedenle karar verilirken, sadece bugünkü ihtiyaç değil, verinin gelecekte nereye ve ne sıklıkla taşınacağı da mutlaka değerlendirilmeli.
Bulut Depolama Sağlayıcısı Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken Prensipler
Bulut depolama sağlayıcısı seçerken göz önünde bulundurulması gereken temel prensipler şunlardır:
Sadece per-GB fiyatına odaklanmayın — Egress, erişim ve API işlem ücretleri, toplam maliyeti per-GB fiyatından çok daha fazla etkiler.
Erişim örüntünüzü (access pattern) analiz edin — Veriye ne sıklıkla ve nereden erişildiği, doğru katman ve sağlayıcı seçimini doğrudan belirler.
Çoklu bulut maliyetini önceden hesaplayın — Sağlayıcılar arası veri taşımanın egress maliyetini, mimari kararından önce net şekilde ölçün.
Ekosistem uyumunu değerlendirin — Mevcut analitik, yapay zeka veya iş zekası araçlarınızla hangi sağlayıcının daha sorunsuz entegre olduğunu belirleyin.
Katman geçiş kurallarını inceleyin — Minimum saklama süreleri ve erken silme cezaları gibi detayları, sözleşme öncesi mutlaka gözden geçirin.
Bu prensipler, bir ekibin sadece headline fiyata değil, gerçek kullanım senaryosuna dayalı bilinçli bir karar vermesine yardımcı olur.
Doğru Bulut Depolama Sağlayıcısını Seçme Adımları
Bir ekibin bulut depolama sağlayıcısını seçerken izleyebileceği pratik adımlar şu şekildedir:
Veri erişim örüntünüzü belirleyin — Verinize ne sıklıkla, hangi coğrafyadan ve ne amaçla erişildiğini netleştirin.
Toplam maliyet simülasyonu yapın — Depolama, istek, erişim ve egress ücretlerini birlikte hesaba katarak gerçekçi bir maliyet tahmini çıkarın.
Ekosistem ihtiyacınızı netleştirin — Mevcut veya planlanan analitik, yapay zeka veya iş zekası araçlarınızla uyumu değerlendirin.
Katman stratejisi tasarlayın — Hangi verinin sıcak, hangisinin soğuk veya arşiv katmanında saklanacağını önceden planlayın.
Çoklu bulut riskini değerlendirin — Birden fazla sağlayıcı kullanmayı düşünüyorsanız, sağlayıcılar arası veri taşıma maliyetini önceden hesaplayın.
Küçük bir pilot ile test edin — Kararınızı tüm veri setinize uygulamadan önce, sınırlı bir veri kümesiyle maliyet ve performansı doğrulayın.
Sonuç olarak, AWS, Azure ve Google Cloud arasındaki bulut depolama kıyaslaması, tek bir "en ucuz" veya "en hızlı" sağlayıcı bulmaktan çok, kendi erişim örüntünüze ve ekosistem ihtiyacınıza en uygun dengeyi kurmakla ilgili. Depolama fiyatları birbirine yakın olsa da, egress ücretleri, performans karakteristikleri ve ekosistem entegrasyonu, gerçek toplam maliyeti ve kullanıcı deneyimini belirleyen asıl faktörler.
Sıkça Sorulan Sorular
Sıcak katmanda Azure Blob Hot gigabayt başına yaklaşık 0,018 dolarla en düşük başlangıç fiyatını sunuyor, ancak fark küçük olduğu için egress ve erişim ücretleri genellikle daha belirleyici.
Çünkü depolama fiyatları birbirine yakın olsa da, veriyi bulut dışına çıkarma maliyeti sağlayıcılar arasında belirgin şekilde farklılaşıyor ve büyük hacimli transferlerde toplam maliyeti önemli ölçüde etkiliyor.
Sağlayıcılar arasında büyük hacimli veri taşımak, egress ücretleri nedeniyle önemli bir maliyete yol açabiliyor; bu nedenle çoklu bulut kararı öncesi bu maliyetin hesaplanması gerekiyor.
İyi tasarlanmış sistemler için üç sağlayıcı da yeterli performans sunduğundan, çoğu zaman ekosistem uyumu ve maliyet yapısı, performanstan daha belirleyici bir rol oynuyor.